İrlanda

            İngilizce konuşulan ama aslında tam da insanların "İngiliz" olmadığı bir zamanlar da Birleşik Krallığa bağlı olan bir ada ülkesi. Adanın kuzeyinde bulunan "Kuzey İrlanda" bölgesi hala daha Birleşik Krallığa bağlı. Güney İrlanda ise bağımsız ve Avrupa Birliği üyesi ülke. İsmi de İrlanda Cumhuriyeti.

            Bu insanlar İrlandalılar kendilerine "Irish" ırkı diyorlar. Bence de bu ülkede yaşayan insanlar İngiliz değiller. Çünkü İngiltere de ki kimi insanlar gibi soğuk, konuşmayan, ciddi ve somurtkan değiller. Aksine çok sıcak kanlı ve güler yüzlüler. Güler yüzlü olmanın da ötesinde İrlandalılar her alanda kahkaha atarak gülüp eğleniyorlar. Mutlu insanlar. Ve böyle olduklarını da söylediğim de onaylıyorlar. Hem mutlu insanların yaşadığı hem de yeşil, temiz ve düzenli bir ülke. Kesinlikle görülmesi gerekiyor. Geçmişinde ki tüm sorunları üzerinden atmış ve kuzey ülkelerinin hayat standartlarını yakalayarak gelişmiş bir ülkeye evrilmiş.

           Ülke bağımsızlık sorunu 1600’lü yılların başlarında İngiliz ve İskoç yerleşimcilerin İrlanda adasına gelmesi ve Katolik İrlanda halkını yönetimleri altına almaya başlamalarına dayanıyor. Bununla birlikte Katolik İrlandalıların tepkileri de başlıyor. 1916 yılında Dublin’de kurulan IRA’nın (İrlanda Cumhuriyet Ordusu) silahlı mücadelesi sonucu 1922’de adanın güneyinde bağımsız İrlanda Cumhuriyeti kuruldu. Adanın kuzeyinde kalan bir bölgesi ise İngiltere yönetimine bağlı kaldı.

            Başkenti Dublin olan İrlanda Cumhuriyetin de "euro" para birimi kullanılıyor. AB üyesi ülke olduğu halde geçerli bir Schengen vizesi ile bu ülkeye giremezsiniz. İrlanda vizesi almanız gerekiyor. İngiltere vizesi olanlar içinse bir avantaj var. Eğer sadece herhangi bir "C" tipi UK- Birleşik Krallık vizeniz varsa bu ülkeye İngiltere üstünden İrlanda Vizesi olmaksızın girebilirsiniz. 31 Ekim 2021 yılına kadar geçerli olan ve İrlanda devletinin aralarında Türkiye nin de bulunduğu bazı ülkelere turizimi arttırmak amacıyla sunduğu bir program. (Waiver Programme) Belge'ye ulaşmak için TIKLAYIN. Ancak unutmayın ilk girişi İngiltere'ye yapmak zorundasınız ve sadece "C" tipi UK Visa'nız varsa İrlanda ya geçiş yapabilirsiniz. İngiltere üzerinden İrlanda'ya vizesiz girişin nasıl yapılacağı anlaşıldığına göre şimdi gelin bu ülkede neler yapılır bakalım.

Dublin Airport (DUB) dan Şehir Merkezine Ulaşım

            Havalimanın dan iner inmez 747 nolu Airlink otobüslerini kullanın. Bilet almak için yardımcı olacak kişiler bilet makinelerinin önünde bekliyor olacaklar. Size "Dönüş biletini de istiyor musun?" diye soracaklar. Eğer dönüşte pahalı olan taksileri kullanmak istemiyorsanız "EVET" demeniz lazım! Çünkü geri dönüşte şehir merkezinde bu otobüs biletini alacağınız makineler bulunmamaktadır. Sadece şehir içi ulaşım kartlarını satın alabileceğiniz noktalar var. Ancak merkezden havalimanına gidiş otobüs biletleri kesinlikle satılmıyor. Eğer dönüşü de gidiş ile birlikte alırsanız bir miktar da indirim var. Yanınızda euro varsa merkezden havalimanına dönüşte otobüste nakit ödeme yapabilirsiniz. Çok önemli bir uyarı: Dublin den ayrılırken tekrar bu otobüsleri kullanmak istiyorsanız google maps uygulamasından bulunduğunuz nokta ile - Dublin airport a yol tarifi alın ve otobüs seçeneğinden 747 nolu otobüs güzergahını göreceksiniz. Kendinize en yakın otobüs noktasına, uçuşunuz dan en az 3 saat öncesinden varın. Çünkü otobüs her 20-30 hatta bazen 40 dk da bir geliyor ve bir 40 dk da hava limanına gittiğini düşünürseniz önceden hazırlanmanız lazım. Siz siz olun geri dönüşte en az 3 saat öncesinden havalimanı otobüsüne binmeye çalışın. 

Dublin Gezilecek Yerler

Trinity College (Old Library)

Guinness Storehouse

Dublin castle (Dublin Kalesi)

Temple bar

Freemason's Hall

Trinity College (Old Library)

         Şüphesiz gördüğüm en etkileyici kütüphane. Merdivenle ulaşılabilen devasa büyüklükte. Burası 1592 tarihinde kurulmuş köklü bir okul. Dersliklerin de olduğu bölümleri gezebilirsiniz. Ancak ben sadece kütüphane için bilet almıştım. "Old Library" için ve diğer okul bölümleri için ayrı bilet satılıyor. Online bilet almanızı öneririm. Kuyruk oldukça uzun.

1/5

Guinness Storehouse

         Dünyaca ünlü bu bira markasının nasıl içecek yaptığını baştan sona kadar görebilirsiniz. Burası aslında bir fabrika ancak "fabrika" deyince aklınıza hemen şantiye ortamı gelmesin. Fabrika içerisinde özel olarak 5 katlı bir bina müzeye dönüştürülmüş ve bilet alan herkes ise içeriye girebiliyor. Müzenin giriş katında hediyelik eşya satılan yerler var ve yine giriş katında müze başlangıç yeri var. Bu noktadan ilerleyerek arpa bitkisinden nasıl bira elde edildiğini tek tek görebiliyorsunuz. Yüksek makine aletler, arpa bitkisinin kendisi, teknolojik görseller ve dijital ekranlarla bütün üretim aşaması gözler önünde.

           

         Üretim aşamasını hepsini tamamladıktan ve bütün katları gezdikten sonra sıra geliyor müzenin en üst katına çıkmaya. Orada "Roof bar" yada seyir terası diyebileceğimiz bir alan var. Dublin manzaralı bar da hem manzaranın hem de içeceklerin tadına bakabilirsiniz. İçerisi oldukça kalabalık.

1/10

Dublin castle (Dublin Kalesi)

         Burayı görmezseniz çokta şey kaybetmezsiniz. İsminde ki "kale" kelimesine bakmayın. Diğer kale'lere göre oldukça küçük. Ancak buna rağmen güzel bir yemek salonu var. İçeride bol miktarda tablo ve masa var. Şehrin içinde sıkışıp kalmış bir yer. Gezmeniz için yarım saat yeterli. Bol miktarda zamanınız varsa gidin.

1/4

© 2032 Mr. Emin Ekiz