Hollanda

          Burası özgürlükler, bisiklet, elektrikli araç, lale, yel değirmenleri ve ülke topraklarının deniz seviyesinin altında olması ile ünlü bir ülke. Hem tarım hemde turizm ülkesi. Başkent Amsterdam da avrupanın en çılgın şehri. Ülkede portakal yetişmediği halde ülkenin bir başka simgesi ise portakal !

          Yüz ölçümü Konya kadar olan hatta içerisinde ki su ve nehirleri çıkartınca Konya'dan da küçük olan bu ülkenin milli geliri ise Türkiye'den daha yüksek. Tarım toprakları bizimkine oranla çok çok küçük olmasına rağmen tarım ürünleri ihracatı ise 90 milyar dolar yani Türkiye'nin tam 5 katı. Tabi bu rakamlarda ki ana unsuru Re-Export oluşturuyor. Ya başka ülkelerde kendileri için üretim yapıp ya da ithal ürün alıp Hollanda da paketleyip tekrar ihraç etme yöntemiyle bu rakamlara ulaşıyorlar. Kısacası bu ülke ekonomiyi ve paradan para kazanmayı çok iyi biliyor.

Amsterdam

Amsterdamı gezmek için iki gün yeterli. Gezeceğiniz günler ne kadar olursa olsun o günlerin yağışsız olmasına dikkat edin. Bu ülke yılın büyük bir çoğunluğunu yağmur yağışları ile geçirir. Yağmur yağmasa bile kapalı hava ile geçirir. Benim olduğum günlerde ise hava hep açık ve güneşliydi. Bu birazda şansa bağlı bir durum. Şansa bağlı olmayan bir durum varsa da bu şehri kesinlikle sevecek olmanızdır. 

            Şehrin kalbine gitmek için de Amsterdam Central station'a gitmeniz yeterli. Central Station'a varır varmaz nehirlerin kenarlarında kanal turu düzenleyen botlar göreceksiniz. Bunlara katılın gezmeden önce Kanal turu yapmanızı öneririm Türkçe ses seçenekli kulaklıkla amsterdamı dinleyebilir, nehirler vasıtası ile de şehir merkezinin özetini görebilirsiniz. Kanal turunu tamamladıktan sonra da şehri gezmeye başlayın. 

 

Şehir merkezi genel olarak Dam meydanı, meydan civarındaki dükkanlar ve redlight district ile meşhur. Burası günün her saati kalabalık ve canlı. Ana caddenin bir iç kısmına geçecek olursanız ucuz hediyelik eşya bulabileceğiniz dükkanlar var. Simit Sarayı ve İstanbul Restoran lokantasıda yine bu iç sokakta.

Müzeler

            Müzelere kesinlikle sabah saatlerinde gitmeniz gerekiyor. Saat 11 am den sonra kalabalık ve sıra oluyor. Online ticket da sizi kurtarmayabilir. Çünkü sırayı pas geçip içeriye girseniz bile bu seferde müze içi kalabalık oluyor. Sabah 9:00-9:30 müzelere giriş için ideal saatler.

Türkiye de bir çok medeniyet gelip geçtiğinden dolayı bir çok tarihi kalıntı Roma, Hitit vs. var. Ancak Hollanda dan bir medeniyet gelip geçmediğinden dolayı müzelerinde önemli eserler yok. Müzelerde bol bol tablo, ev için süs eşyalar, koltuk kanepe vs. gördüm. Bir kaç gemi maketi dışında kayda değer birşey yok. Ancak müze içi dizayn mimari yapısı teknolojik ve güzel duruyor.

Rijk MuseumVan Gogh Museum ve yahudi kızın müzesi olan Anne Frank en ünlü müzeler arasında. Ancak amsterdam da irili ufaklı belki onlarca müze var. Anne Frank'ın filimide varmış, izlemediğimden dolayı merak duymadım ve müzeye de gitmedim. Belirtmem gereken en önemli konu o meşhur

I Amsterdam yazısı Rijk Museum önünde, Van Gogh müzesine giden yolda yer alıyor. Hollanda da hiç kimse bu yazının önünde fotoğraf çekilmeden ayrılmaz.

Hollanda da Bisiklet ve Elektrikli Araç Deneyimleri

                 Hollanda ya gelip de bisiklet kiralamazsanız boşuna bu şehre gelmiş sayılırsınız. Şehrin hatta ülkenin her yerinde bisiklet yolları var. Tek yönlü yollarda değil, gidiş geliş ve bisiklet sürücüleri en az araç sürücüleri kadar haklara sahip, saygı duyuluyorlar. Heryerde bisikletlere park yerleri ve özel ana park yerleri var. Km relerce bisiklet sürebilirsiniz. Benim önerim yarım gününüzü bisiklete ayırın ve hollandanın sakin mahallelerini keşfedin !

Ülke planlayıcıları gelecekte bir gün içten yanmalı motorları terk edip tamamen elektrikli otolara geçmeyi planlıyorlar. Şu anda şehirde çokça sayıda elektrikli araç şarj ünitesi var. Taksilerin bir kısmının markası Tesla ! Gerçekten hiç bir sarsıntı olmadan ve çok sessiz bir şekilde gidiyor bu araçlar. Ve de araç içerisi de çok lüks.

Hollanda da Konaklama

               Şehir merkezin de konaklamak avantajlı olabilir. Pek çok seçenek var. Hatta koğuş tarzında 10-15 kişinin aynı odada kalacağı hosteller bile var. Ancak adam akıllı düzgün bir şehir içi otelleri genellikle Asmterdam da çok pahalılar. Ben şehir merkezine araçla 14 dk kalık uzaklıktaki Ibis Amsterdam City West te kalmıştım. Adından da anlaşılacağı üzere şehrin batısında kalıyor. Otel yanında Burger King var. Industrial area yani sanayi bölgesinde kalıyor ancak Türkiye deki gibi sanayi alanları değil. Herkesin işe bisikletle gidip geldiği ofislerin olduğu temiz düzenli bir yer. Otelin kendi bisikletlerinden bisiklet kiralayıp bu bölgeyi keşfetmiştim. Flemenkler gerçekten çok düzgün ve temizler. Çok iyi çalışıyor vede İngilizceyi çok çok iyi konuşuyorlar.

Zaanse Schans Köyü

               Kesinlikle gitmeniz lazım ! Kimi turistler burayı bilmiyor sadece Amsterdam şehir merkezini gezip tekrar ülkelerine dönüyorlar. Burayı görmemek çok çok büyük bir kayıp olur ! Hollanda'nın meşhur yel değirmenlerinin olduğu bölge. Fotoğraf çekinmek için ideal. Hollanda'nın deniz seviyesinin altında olduğunu görebileceğiniz yer çünkü yel değirmenlerinin temel görevi kara topraklarındaki denizi çekip yapılan setin dışına vermek. 

Burası turistik bir köy. 1600-1800 lü yıllardan kalma gerçek flemenk evler bu köye taşınarak kurulmuş. Tahta ayakkabıların ve hollanda peynirinin imalatını izleyebilirsiniz. Evlerin bazıları hediyelik eşya dükkanları bazıları da ise imalat atölyeleri var.

1/13

Hollanda Ucuz Otel Bul

         Aşağıda ki arama kutusuna "amsterdam" yada gideceğiniz şehri yazın gidiş ve dönüş tarihlerini yazarak aratın. En uygun sonuçları göreceksiniz.

© 2032 Mr. Emin Ekiz